15 Mayıs 2013 Çarşamba

KVA-KVA - TAMARA DAĞISTANLIOĞLU



KVA-KVA

Küçücük derede Kva-Kva adında küçücük kurbağa yaşarmış. Her gün şarkı söyleyip Cümbüş çalarmış. Onu dinlemek için büyük gölden büyük balıklar gelirmiş. KvaKva o göle gitmeyi çok istemiş ama balıklar oraya gidebilmesi için önce okula gidip birçok şeyi öğrenmesi gerektiğini söylemişler.
KvaKva Lavanta çiçeklerini toplayıp okula gitti. Öğretmen onu hemen sevdi ve bildiği her şeyi minik kurbağaya öğretti: tehlikeli bitkileri, kuşları, balıkları ve faydalı olanları da anlattı. Evler nasıl yapılır, nasıl korunur. Doğa işaretleri nasıl okunur. Arkadaşlık nedir ve hep birlikte nasıl yaşamalıyız.
Kva-Kva Öğretmenine ve arkadaşlarına hayalinden bahsetti. Göle yüzerek gidemezdi yol uzun ve tehlikeliydi bir gemi yapmalıydılar. Öğretmeni uzun yıllar sakladığı kampçılardan kalma bir maşrapa getirdi, arkadaşları da kimi kürek, kimi çengel kimi ip getirdi. Maşrapa gemi oldu koluna bağladıkları iple çengel çapa görevini gördü. Annesi de bir sürü yiyecekler ile doldurdu. VE O AN GELDİ Kva-Kva yola çıktı. Yol çok uzun, tehlikeli ve yorucuydu. Sonunda Kva-Kva dayanamayıp uya kaldı. Çiiiğiik bir ses geldi gözleri açtığında ona bakan bir çift göz gördü etrafı incecik tüyle kaplıydı. Kva-Kva korktu. Bir az kendine gelince o gözleri bir minik serçeye ait olduğunu anladı ve etraftaki tüyün kirpik olduğunu öğrendi. Serçe Büyük Göl’ün sınır bekçisiydi. Hemen annesine mektup yazıp güvercinle gönderdi ve tüm balık arkadaşları toplayıp konser verdi. O kadar mutluydu ki hayali gerçekleşti yenidünyaları keşif etti.
Ondan sonra ne oldu soracak olursanız evlendi ve çok çocuk sahibi oldu. Hala da o gölde yaşıyor gidip bakabilirseniz

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder