15 Mayıs 2013 Çarşamba

BİR NİSAN GECESİ - EMEL ŞEN AYDEMİR



BİR NİSAN GECESİ

Hava kapalı, ışıklar sönük, ev halkı uyuyordu. Ben uykuma ÇENGEL atıp, parmaklarımın ucuna basarak, uyku bulutlarının içinden geçip balkona doğru süzüldüm.

MAŞRAPADAN dökülen su gibi yağmur hızla boşalıyordu, gökyüzünden. Bir gece önceki LAVANTA kokulu nisan gecesi kara bulutlara esir olmuş, saman yolunun CÜMBÜŞÜ ara sıra çakan şimşeğin azizliğine uğramıştı. ‘ Boş ver be Emel…’ dedim içimden. Al kalemi eline de çakan şimşek varken içinden geleni döktür kağıdına!...

Yazmaya devam etmek o kadar güzeldi ki gel gelelim KİRPİKLER uykusuzluktan sarmaş dolaş olmuş bile… Konyaaltı, Uyuyan Güzel masalındaki gibi büyülenmiş, ben istediğimi yapabilmiştim.

Kafamın içi dolmuş bir adaptör, fikirlerim ise 3 lü, 5 li priz gibiydi. Neyi nereye takacağımı şaşırmadan her şeyi yerli yerine oturttum ve yazdığım satırları ajandama temize çektim.

İki kaşık çilek reçelimle ağzımı tatlandırıp, üç yudum ılık su içerek yatağımın yolunu tuttum.

İyi geceler…

                                                                                                          Emel ŞEN AYDEMİR

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder